ÖZKÖK KÜLTÜR EVİ KURTARILMAYI BEKLİYOR

ÖZKÖK KÜLTÜR EVİ KURTARILMAYI BEKLİYOR

Kent Müzesi fikri “Tarihi Orhangazi Ortaokulu” ile adeta bütünleşmiş durumda. Siyasetçiler, kurulması planlanan müzenin ileride ilgi görüp görmeyeceğini, içini  doldurup dolduramayacağını, işletme giderlerini ve turizme yapacağı katkıları düşünmeksizin konuşuyorlar.

Tarihi Orhangazi Ortaokulu'nun müze olacağını duyduğumdan beri neden bu fikre karşı olduğumu ve buranın neden müze olmaması gerektiğini önceki yazılarımda belirtmiştim. Henüz okuyamayanlar için özetlersek, buranın müze olması durumunda atıl kalmaya devam edeceğini, bunun yanında işletme giderleriyle belediye veya Kültür Bakanlığı’na ekonomik yük olacağını açıklamaya çalışmıştım. Son yazımda da Tarihi Orhangazi Ortaokulunun “Denizcilik Meslek Lisesi” veya “Butik Otel” olarak değerlendirilmesinin şehrimize artı değer katacağını öne sürmüştüm.

Peki, Akçakoca’da bir “Kent Müzesi” olmasın mı? Elbette olsun.

Ancak bir müze gerçeklerle ortaya çıkartılabilir. Akçakoca Belediyesi'nin borcunun 98 Milyon liraya kadar ulaştığı kulaktan kulağa dolaşırken, böyle bir müze için yapılacak masraf israftan başka bir anlam taşımayacaktır.

Geçen yaz, Fikret Özkök ile Akçakoca’nın tarihi ile ilgili bir sohbet etme fırsatım oldu. Sohbetimizden sonra beni arayıp, Akçakoca Belediyesi’ne “Kültür Evi” olması için bağışladığı konağın geldiği içler acısı duruma dikkat çekerek, birlikte bu eski konağı gezmeyi teklif etti.

Teklifi derhal kabul ederek, eski mimarisine göre yeniden inşa edilen tarihi konağın önünde kendisiyle buluştum. Bir zamanlar “Akçakoca Kültür Evi” olarak açılışı yapılıp kurdelesi kesilen bu güzel binanın bir kenara atılmış durumu karşısında üzülmemek elde değil. Konağın tuvaletleri kullanılmadığı için koku yaptığından zaten havalandırılmayan eski ahşap yapının ağır bir havası var. Bina görevlisinin de bulunmadığı tarihi ev, bir zamanlar devlet bütçesinden harcanan paralarla yeniden ortaya çıkarılmış olmasına rağmen, acınası durumda.

Kültür Evi için toplanan objeler  üst üste yerlerde sürünüyor. Doğru dürüst bir envanterinin olmadığını da düşünmüyor değilim. Konağın terk edilmiş görüntüsü karşısında; Zamanında malzeme dökümü yapılmış olsa bile ister istemez “acaba buraya konulan malzemelerin hepsi yerinde duruyor mu?”  sorusu aklıma geliyor.

Halen konağın görevlisinin bulunmaması, bir zamanlar Özkök ailesi tarafından bağışlanan tarihi mekânın atıl şekilde kalmasını, dahası harcanan paranın ve emeğin ziyan edilmesini kolaylaştıran bir başka olumsuzluk.

Fikret Özkök, dede evini Akçakoca Belediyesi’ne bağışladığı için neredeyse pişman olmuş. Hatta belediyenin sözleşmeye uymadığını dahi söylüyor. Israrıma rağmen konuyla ilgili haber yapmamı istemedi.

“Kültür Evi” olarak siyasetçiler için bir dönem halkın gözünü boyamaktan öteye gitmeyen tarihi konak, ara sıra yapılan müzik çalışmaları ve biçki dikiş kursları haricinde kullanılmıyor.

Akçakoca Belediyesi’ne ait değerli bir konak böylesine heba edilmiş durumdayken “Kent Müzesi” için yeni bir yer aramasını anlamak gerçekten zor.

Tarihi Konak, yeniden ayağa kaldırılacağı günü bekliyor.

Kent müzesi kurmak için yer arayan Akçakoca Belediyesi’ne duyurulur:

İşte size hazır yer  “Bekir Özkök Konağı”

ÖZHAN KIZILTAN